<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="wordpress/2.0.4" -->
<rss version="2.0" 
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>Alternatif Tiyatro</title>
	<link>http://www.alternatiftiyatro.net</link>
	<description>Bursa'da 'ötekiler' için de tiyatro yapan bir grup oyuncunun oluşumudur.</description>
	<pubDate>Sun, 08 Mar 2009 22:06:44 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.0.4</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>&#8220;Kat 6 buçuk&#8221; Kaptanın Seyir Defteri – 3</title>
		<link>http://www.alternatiftiyatro.net/kat-6-bucuk-kaptanin-seyir-defteri-%e2%80%93-3/</link>
		<comments>http://www.alternatiftiyatro.net/kat-6-bucuk-kaptanin-seyir-defteri-%e2%80%93-3/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Mar 2009 07:25:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nedim BUĞRAL</dc:creator>
		
	<category>Kat 6 Buçuk</category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.alternatiftiyatro.net/?p=38</guid>
		<description><![CDATA[İlk yazımda biçim, ikinci yazımda içerik üzerine yazmıştım. Bu yazımda da prova sürecine değineceğim.
Oyuncular ile yaptığım çalışmayı üç ana bölüme ayırdım. Birinci bölüm oyunculara metni vermeden altmetin çalışmaları ve oyuncu mekan, oyunda zaman atlama meseleleri üzerine araştırma çalışmaları yaptık. Aynı zamanda örtük hedefim farklı altyapıları ve tiyatro deneyimleri olan oyuncuların da ortak bir dil konuşabilmesini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>İlk yazımda biçim, ikinci yazımda içerik üzerine yazmıştım. Bu yazımda da prova sürecine değineceğim.</em><br />
Oyuncular ile yaptığım çalışmayı üç ana bölüme ayırdım. Birinci bölüm oyunculara metni vermeden altmetin çalışmaları ve oyuncu mekan, oyunda zaman atlama meseleleri üzerine araştırma çalışmaları yaptık. Aynı zamanda örtük hedefim farklı altyapıları ve tiyatro deneyimleri olan oyuncuların da ortak bir dil konuşabilmesini sağlamaktı. İlk bölüm çalışmaları beklentimin üstünde bir disiplin ve verimlilikle gerçekleşti.<br />
<img alt="1111.jpg" src="http://www.alternatiftiyatro.net/wp-content/uploads/2009/03/1111.jpg" /><br />
<a id="more-38"></a><br />
İkinci bölüm çalışmalarda oyunu okuma provası almaksızın sahneleme ile ilgili araştırmalara başladık. Oyunun bir durum oyunu olduğu ve oyuncuların sahnenin niyetini bildikten sonra özgürce repliklerini dönüştürebileceklerini söyledim. Bazı çalışmalarda sahneden ciddi sapmalar yaşasak da oyuncuların yaratıcılığına müdahale etmemeye çalıştım. Özellikle oyunun açılış sahnesi sinemasal anlatımı nedeni ile pek çok varyasyon ile oynanabilir. (Oynanacak da.) Bu yüzden ilk sahneyi çalışmaya ve bu sahne ile ilgili araştırmaya çok vakit ayırdık. Hatta bu sahnedeki esnekliğim (dekor tasarımcımızın da dekor yorumunu olduğu gibi kabul etmemin de etkisi) bazen oyunun gidişi ve anlatacakları ile ilgili oyuncuların kendi içlerinde (yada aralarında) sorgulamalarına neden oldu. Bu yüzden ilk dönem çalışmalara göre oyunun biçimsel olarak şekillendirildiği aşama hem uzun, hem de motivasyon anlamında kayıpların da yaşandığı bir dönem oldu. Asansörün içinde oyuncularımın motivasyonu, birbirleri ile rol kişileri olarak ilişkileri bu dönem çalışmalarda sürekli gelişti ve hiçbir zaman ciddiyetlerini (bir prova hariç) kaybetmediler. İkinci dönem çalışmalarda asansör içinde oyuncunun çok hızlı mekan ile ilişki kurabildiğini gözlemledim. Hızla duruş alabilmeleri ısınma çalışmalarında oyuna dönük bazı egzersizlerin de etkisi ile gerçekleşti.<br />
Üçüncü dönem çalışmalarında ayrıntıya geçtik. Bu bölüm provalarında oyuncunun en çok oyunculuğunu gerçekleştirdiği,  teknik pek çok işin de araya sığdıralacağı bir oyun sürecinin içine girdik. Ve bu süreçte yönetmen olarak en önemli başarı kriterim; tüm ekibin oyun günü de dahil gerilimden uzak, sadece tiyatronun doğasındaki tatlı heyecanla oyunlarını oynayacakları bir dönemi sağlamaktır.
</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRSS>http://www.alternatiftiyatro.net/kat-6-bucuk-kaptanin-seyir-defteri-%e2%80%93-3/feed/</wfw:commentRSS>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Kat 6 buçuk&#8221; Kaptanın Seyir Defteri - 2</title>
		<link>http://www.alternatiftiyatro.net/kat-6-bucuk-kaptanin-seyir-defteri-2/</link>
		<comments>http://www.alternatiftiyatro.net/kat-6-bucuk-kaptanin-seyir-defteri-2/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Feb 2009 14:27:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nedim BUĞRAL</dc:creator>
		
	<category>Kat 6 Buçuk</category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.alternatiftiyatro.net/?p=36</guid>
		<description><![CDATA[“Kat 6 buçuk” isimli oyunun sahnelemesine dair yazılmış ikinci yazımdır.
İçerik deyince oyunun metninden ve bu metnin yorumlanışından bahsediyorum. Oyunu yazarken beni en çok etkileyen eser Nuri Bilge Ceylan’ın son filmi “Üç Maymun” olmuştur. Üç Maymun’un senaryo tekniğine baktığınızda filmin anlatılmayan bölümlerinde çok önemli olayların olduğunu görürüz. İşte bu ara bölümlere bırakılan çok önemli olayların devamında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>“Kat 6 buçuk” isimli oyunun sahnelemesine dair yazılmış ikinci yazımdır.</em></p>
<p>İçerik deyince oyunun metninden ve bu metnin yorumlanışından bahsediyorum. Oyunu yazarken beni en çok etkileyen eser Nuri Bilge Ceylan’ın son filmi “Üç Maymun” olmuştur. Üç Maymun’un senaryo tekniğine baktığınızda filmin anlatılmayan bölümlerinde çok önemli olayların olduğunu görürüz. İşte bu ara bölümlere bırakılan çok önemli olayların devamında yer alan basit yaşantılar ile film dolu dolu ilerler. Çünkü karakterlerin yaşadıklarını görmesek de senaryoda o çok önemli alanların devamında ne olduğunu anlarız. Bu da filmin içini gösterdiğinden çok daha fazla doldurur. Biz izleyici olarak oynanmayan bölümleri kendimiz doldururuz. Kendimiz oynarız o bölümleri.<a id="more-36"></a></p>
<p>Kat 6 buçuk da seyirciye bu anlamda çok şey bırakıyor. Yaklaşık sekiz saat süren bir yaşantının sahnede bir saatlik bölümünü izliyoruz. Oyunun geçişlerinde çok önemli gerilimler, yaşantılar olduğunu varsayıyoruz ve araları seyircinin doldurmasını bekliyoruz.</p>
<p>Bu şekilde hikayeye yaklaşmanın zorlukları da var tabii. Bunu seyirciye geçirebilmek bir beceri ister. Bunu seyirciye geçirmeden önce oyuncunuz ile aynı düzlemi bulmak da sıkıntılı bir süreç olabilir. Metnin bir durum metni olması, çoğunlukla eyleme dayalı olması ve yukarda bahsettiğim sahne geçişlerine anlam yüklemek oyuncunun algısını zorlayabiliyor. Yazarken bu anlamlı geçişleri görebiliyorsunuz, göstermeye gelince yani dümene geçtiğiniz de ise önce o boşlukları oyuncunuzun kafasında da oluşturmalısınız. Sonraki aşama da seyircinin kafasında oluşturacak doğru göstergeleri oluşturabilmek.</p>
<p>Oyunun mekan sorgulamasından daha da önemsediğim de işte bu durum. Sıçramalarla ilerleyen ve seyircinin de tamamlaması gereken puzzle bakalım bizim istediğimiz gibi tamamlanacak mı? Oyun bitiminde seyirciye soracağım ilk soru da bu olacak. Aslında biçim başlığı altında işlenebilecek bu konuyu işlerken benim bunu içeriğe çekmiş olmam bir yanlışlık değil.</p>
<p>Oyunun ‘içinde’ anlattığımız hikaye bir dönüşüm hikayesi. Ama o kadar çok açılı ki pek çok yerinden bakıp, iletişim meselesinin sorgulanması, milenyum çağının yalnız insanı vb. daha pek çok tematik yaklaşımlar getirilebilir. Bunların biri öne çıkmıyor reji yorumunda. Reji kişilerin kendi algı önceliklerine göre hikayeden çıkarsamalarda bulunacaklarını tahmin ediyorum. İçerikle ilgili birbirinden farklı bu çıkarsamalar da yeri geldikçe buradan yayınlanacak.
</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRSS>http://www.alternatiftiyatro.net/kat-6-bucuk-kaptanin-seyir-defteri-2/feed/</wfw:commentRSS>
		</item>
		<item>
		<title>“Kat 6 buçuk”  Kaptanın Seyir Defteri - 1</title>
		<link>http://www.alternatiftiyatro.net/%e2%80%9ckat-6-bucuk%e2%80%9d-kaptanin-seyir-defteri-1/</link>
		<comments>http://www.alternatiftiyatro.net/%e2%80%9ckat-6-bucuk%e2%80%9d-kaptanin-seyir-defteri-1/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Feb 2009 19:33:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nedim BUĞRAL</dc:creator>
		
	<category>Kat 6 Buçuk</category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.alternatiftiyatro.net/?p=35</guid>
		<description><![CDATA[Aşağıdaki yazı tıpkı bir önceki projemiz Ada’ da olduğu gibi bir sürecin hikayesidir. Son oyunun son selamı verilene dek sürecek bir arayışın paylaşımıdır. Bu süreci ele alırken samimi ve anlaşılır olmaya çalışacağım. Ve başarabilirsem uzatmadan bölümler halinde oyunun biçimi, içeriği, prova süreci, oyun değerlendirmeleri, oyuncu-seyirci görüşleri hakkında başlıklar halinde bir dizi yazı yayınlayacağım. Ve bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Aşağıdaki yazı tıpkı bir önceki projemiz Ada’ da olduğu gibi bir sürecin hikayesidir. Son oyunun son selamı verilene dek sürecek bir arayışın paylaşımıdır. Bu süreci ele alırken samimi ve anlaşılır olmaya çalışacağım. Ve başarabilirsem uzatmadan bölümler halinde oyunun biçimi, içeriği, prova süreci, oyun değerlendirmeleri, oyuncu-seyirci görüşleri hakkında başlıklar halinde bir dizi yazı yayınlayacağım. Ve bu sayfada oyuncularımın, seyircinin de görüşlerini noktasına virgülüne dokunmadan yansıtacağım.</em><br />
<img alt="333.jpg" src="http://www.alternatiftiyatro.net/wp-content/uploads/2009/02/333.jpg" /><br />
Önce ‘biçim’;<br />
Daha önceki yazılarda burada değindiğimiz için yine üzerinde ayrıntılı durmaya niyetim yok ama çok genel olarak ‘biçimde’ çıkış noktamız şu: Neye alternatif olduğumuz belli, niye alternatif olduğumuz da. Ama alternatifin ne olduğunu söylemek mümkün değil. O bir arayış.<br />
Peki neye alternatifiz? Egemen tiyatro anlayışına. Salon alışkanlıklarına ve tümü olmasa da tümüne yakın çerçeve içinde oynanan oyunlara.<br />
Niye alternatifiz? Tiyatro sevici seyirciye, kolay alıcıya, sorgulamadan izleyenlere. <a id="more-35"></a><br />
İzleyicimizin geleceği alanda tedirgin bir başlangıç, daha ilk andan farklı bir karşılama, podyumlar arasında oyunun içinde ortaya konan ve düşüncenin seyirci için kaçınılmaz bir parçası olma durumu.<br />
Yapılan her tiyatro oyununa ve tiyatroda emek sarf eden herkesin emeğine saygım var. Günümüz tiyatrosu nerede, bizler neresindeyiz, çağcıl yazarlarımız, tasarımcılarımız neyi sorguluyor, hangi sularda yüzüyorlar… Ufkum okuduğum ve izlediğim oyunlarla sınırlı. Yani toplamın çok küçük bir parçasıyla. Fakat şunu biliyorum ki çağın gerisinde kalmamak demek görüleni aynen uygulamak demek de değil.<br />
<img alt="222.jpg" src="http://www.alternatiftiyatro.net/wp-content/uploads/2009/02/222.jpg" /><br />
Biz üretenler bu kültürün neresindeyiz, alıcımız nerede, bir tiyatro olayı için tiyatronun bileşenleri ve ilişkide olduğu disiplinler yerel boyutta hangi aşamada? Bunu çözümlemek gerekli. “Kat 6 buçuk” uzun bir arayışın devamı. “Ada” projesi ile başlayan arayışın. Ve hala arayışında eksenine; az seyirciye, sahne dışı alanlarda ulaşmaya çalışan denklem yerleştirmiş durumda.<br />
Oyunun ‘biçimsel’ arayışı oyunu yazmamdan, sahneleme tekniğine, prova sürecindeki çalışmalara kadar pek çok şeyi de etkiledi. Sırası geldikçe tüm bunları da paylaşacağım. Oyunun bu şekilde oynanışının seyirci üzerindeki etkisini yine yazacağım.<br />
Kazanım kriterim çok basit. Oyun boyunca düşünerek izledim ve oyundan çıktığımda hala düşünmeye devam ettiğim şeyler vardı. Evet bu ve bunun türevi şeyler söylemeli izleyici. Oyuncu değerlendirmemeli, duygularına kapılıp gitmemeli, sadece eğlendim dememeli vb. vb. vb.<br />
<img alt="111.jpg" src="http://www.alternatiftiyatro.net/wp-content/uploads/2009/02/111.jpg" />
</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRSS>http://www.alternatiftiyatro.net/%e2%80%9ckat-6-bucuk%e2%80%9d-kaptanin-seyir-defteri-1/feed/</wfw:commentRSS>
		</item>
		<item>
		<title>Soğuk Festival, Sıcak İzleyici</title>
		<link>http://www.alternatiftiyatro.net/soguk-festival-sicak-izleyici/</link>
		<comments>http://www.alternatiftiyatro.net/soguk-festival-sicak-izleyici/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Dec 2007 08:09:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nedim BUĞRAL</dc:creator>
		
	<category>ADA - Athol Fugard</category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.alternatiftiyatro.net/?p=31</guid>
		<description><![CDATA[Aslında başlık soğuk Ankara’nın soğuk festivali olacaktı. Oyuna çıkıp çıkmamayı bile bize düşündürten olayların ardından öyle bir seyirci ile karşılaştık ki yazının başlığı değişti.
Kızılay’da epey uğraştıktan sonra Ekin sahnesini bulduk. Bize ilk saygısızlığı Ankara trafiği yaptı. Ne dekorumuzu indirebildik sağlıklı bir şekilde, ne de kendimizi. Tuhaf Ankara trafiğinden sonra soluklanıp dekorumuzu taşıyıp kendimize geliriz diye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aslında başlık soğuk Ankara’nın soğuk festivali olacaktı. Oyuna çıkıp çıkmamayı bile bize düşündürten olayların ardından öyle bir seyirci ile karşılaştık ki yazının başlığı değişti.<br />
Kızılay’da epey uğraştıktan sonra Ekin sahnesini bulduk. Bize ilk saygısızlığı Ankara trafiği yaptı. Ne dekorumuzu indirebildik sağlıklı bir şekilde, ne de kendimizi. Tuhaf Ankara trafiğinden sonra soluklanıp dekorumuzu taşıyıp kendimize geliriz diye düşünürken Ekin tiyatrosundaki salon görevlisi bize suratsız bir karşılama ve asabi uyarılarda bulununca biraz önceki Ankara trafiğini arar olduk. Öyle güzel bir ev sahipliği ile karşı karşıya kaldık ki yıllardır özel tiyatro ve politik tiyatro da önemli bir köşe taşı olarak gördüğüm EkinTiyatrosu bir kişinin saygısız ev sahipliği ile gözümde eriyip gidiverdi. Ardından festival adına bizi karşılamaya gelen öğretmen arkadaş işlerin çok yoğun olduğunu söyleyip 18:30 gibi yeni bir görevlinin geleceğini söyledi ve yanımızdan ayrıldı. Kendi başımıza yemeğimizi yedik ve saat 19:30’a kadar da kimse gelmedi. Oyuna doğru iki genç kız ellerinde çiçek ve bir plaket ile gelip kalamayacaklarını, Oyun Atölyesinin oyununu izlemeye gideceklerini söyledi. Ve plaketi sahnede kendi kendimize verip veremeyeceğimizi büyük bir pişkinlikle sordular!<a id="more-31"></a><br />
Seyirci gelecek mi? Ekin sahnesinin somurtkan görevlisi mi fuaye organizasyonunu yapacak, biz neden buradayız? Mütevazi tavırlı olmamız bizi müsamere yapan iki tiyatro heveslisi gibi gösteriyor galiba derken kendi kendimize, oyun saati yaklaştı.<br />
Çocuğunu, torununu alıp gelmiş insanlar, genç çiftler ve oyun sonrası çocuk tiyatrosu, kukla tiyatrosu yaptığını öğrendiğimiz meslektaşlar ile salonumuz bizi şaşırtacak ve mutlu edecek kadar dolmuştu.<br />
Sahnede oynadığımız oyunumuzla ile ilgili değerlendirme yapmak bize düşmez ama konusunun değerini “ırkçılık, ayrımcılık meselesi” algılayan ve yedi yaş algısına bu şekilde indirgendiğini gören eğitimciler, anne babalar ve meslektaşlar alkışlarına bravo sesi de ekledi. İşte Ankara bizim için birden ısınıverdi. Geriye ne festival kaldı, ne de bireylerin somurtkanlığı. Geriye tiyatronun en temel gerçeği kaldı.<br />
Seyirci.<br />
Bizi şarj etti seyirci. Pek çok zorluğa, pek çok olumsuzluğa rağmen pilimiz biterken bizi şarj etti. Teşekkürler size…<br />
Kurumsallaşmış ve Türkiye’de önemli bir yere gelmiş bu festivalin uzun yıllar daha Ankara seyircisi ve Tiyatro dünyamıza çok şey katacağı kesin.<br />
Festivalin organizasyon komitesinin, aşağıda yazdıklarımı önümüzdeki yıllar için yapıcı öneriler olarak değerlendirme büyüklüğünü göstermesini temenni ederim.<br />
İki kişilik bir ekip de olsak. Adımız sanımız duyulmamış da olsa yaklaşık kırk defa köylerde, sokaklarda, cezaevlerinde “Bizden Değilsin”i oynadık.</p>
<p>Lütfen bir külfetsek festivalinze kabul etmeyin bizleri. En azından hiç kabul etmeyin de veremeyeceğiniz çiçeğin ve plaketin masrafından da kurtulun. Bizim pilimizi dolduran bir izleyici grubumuz vardı. Başka bir zaman böyle bir şansınız da olmayabilir.<br />
Lütfen ağırlayabileceğiniz kadar misafiriniz olsun festivalinizde.<br />
Tekrar uzun yıllar başarılı olmanız ve tiyatro dünyasına katkılarınızın devamı dileklerimle.
</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRSS>http://www.alternatiftiyatro.net/soguk-festival-sicak-izleyici/feed/</wfw:commentRSS>
		</item>
		<item>
		<title>Samatya Meydanı İzlenimleri</title>
		<link>http://www.alternatiftiyatro.net/samatya-meydani-izlenimleri/</link>
		<comments>http://www.alternatiftiyatro.net/samatya-meydani-izlenimleri/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Sep 2007 09:14:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nedim BUĞRAL</dc:creator>
		
	<category>Nuh'un Gemisi</category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.alternatiftiyatro.net/?p=29</guid>
		<description><![CDATA[
Şehriistanbul çoğunluğu sanat tarihçisinin oluşturduğu bir sivil toplum kuruluşu. Amaçları İstanbul’un tarihi-kültürel dokusunu korumak ve bunu destekleyici işler üretmek. İstanbul Balık Festivali de bu işlerden birisi. Her yıl avlanma yasağının kalktığı Eylül’ün 1.haftası yapılan festivalde Galata köprüsünde balık tutma yarışmaları, balık yeme yarışmaları vb. bir sürü etkinlik yapılırken tarihi Samatya meydanında kurulan sahnede de birbirinden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.alternatiftiyatro.net/wp-content/uploads/2007/09/samatya51.jpg" alt="samatya51.jpg" /><br />
Şehriistanbul çoğunluğu sanat tarihçisinin oluşturduğu bir sivil toplum kuruluşu. Amaçları İstanbul’un tarihi-kültürel dokusunu korumak ve bunu destekleyici işler üretmek. İstanbul Balık Festivali de bu işlerden birisi. Her yıl avlanma yasağının kalktığı Eylül’ün 1.haftası yapılan festivalde Galata köprüsünde balık tutma yarışmaları, balık yeme yarışmaları vb. bir sürü etkinlik yapılırken tarihi Samatya meydanında kurulan sahnede de birbirinden renkli müzik, dans ve tiyatro etkinlikleri düzenlenmekte.<a id="more-29"></a><br />
Bu yıl meydanın tiyatro etkinliği ise “Bizden Değilsin” oldu. Bölge yerel halkının etnik yapısı bizi Samatya meydanına çeken en önemli unsurdu. Oyunu oynadığımızda çocuklar kadar yetişkinlerden aldığımız reaksiyonda doğru bir festival seçtiğimizin işaretiydi.<br />
Oyunu meydanda oynamak oldukça zordu. Gün boyu sahne etrafında kendi oyun/eğlence anlayışlarını geliştirmiş çocukları izleyen yapabilmek de oldukça zordu. Ama beklediğimizden daha da iyi bir izleme ile karşılaştık. Üstelik meydanın en kalabalık izleyici topluluğu da bizim oyunumuza denk geldi. Oyunumuzda yaşadığımız tek aksilik Elif’in oyunu oynadığı bölgede bazı haşarı çocuklarca rahatsız edilmesiydi. Oyun öncesi başımıza böyle bir şeyin gelmesini kestirmiş olmamıza ve meydandaki görevlileri bu konuda uyarmış olmamıza rağmen, oyun sonrası yerini terk eden Fatih Belediyesi’nde görevli zabıta arkadaşların yapılan festivali angarya olarak gördükleri ve sahiplenmedikleri sonucunu çıkarmak yanlış olmaz sanırım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRSS>http://www.alternatiftiyatro.net/samatya-meydani-izlenimleri/feed/</wfw:commentRSS>
		</item>
		<item>
		<title>Haziran Ayından Çocuk Manzaraları</title>
		<link>http://www.alternatiftiyatro.net/haziran-ayindan-cocuk-manzaralari/</link>
		<comments>http://www.alternatiftiyatro.net/haziran-ayindan-cocuk-manzaralari/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Aug 2007 09:32:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nedim BUĞRAL</dc:creator>
		
	<category>Nuh'un Gemisi</category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.alternatiftiyatro.net/?p=27</guid>
		<description><![CDATA[Yaz aylarında tiyatro uykuya çekilmiş gibidir. Tüm seyahatler, koşuşturmalar, insanlar ve insanlar yoktur. Salonlar sessizliklerinde biraz önceki kalabalıktan kulağınıza kalmış insan gürültülerini fısıldar gibidir. Tatlı bir sessizliğin içinde boş ve loş salona bakmak müthiş bir keyiftir. Bir de o salonda güzel bir akşam geçirttiyseniz, en son çıkan olmak büyük gururdur.
Benim tiyatrom ise Haziran aylarında uykusuzdur. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında tiyatro uykuya çekilmiş gibidir. Tüm seyahatler, koşuşturmalar, insanlar ve insanlar yoktur. Salonlar sessizliklerinde biraz önceki kalabalıktan kulağınıza kalmış insan gürültülerini fısıldar gibidir. Tatlı bir sessizliğin içinde boş ve loş salona bakmak müthiş bir keyiftir. Bir de o salonda güzel bir akşam geçirttiyseniz, en son çıkan olmak büyük gururdur.<br />
Benim tiyatrom ise Haziran aylarında uykusuzdur. İçinde yorgunluk vardır, çünkü içindekiler bir sezonu bitirmiştirler ve salondan gururla çıkmak istemektedirler. Benimle birlikte tiyatro yapanlar bir nefes alıp tekrar kulaç atmak istemektedirler yeni sezonda. Fakat o nefesi almaya vakit bulamazlar. <a id="more-27"></a><br />
Nefes alamazlar çünkü;<br />
Tiyatromun yapacak işi vardır.<br />
Gideceği köyler, sokaklar, hatta tarla kenarı çadırlar vardır oynayacak.<br />
Elinde kuru ekmek, ayakları çıplak,<br />
Ama gözleri çakmak, esmer çocuklar vardır. Derisi yanmış, tozlanmış çocuklar. Biraz ilerde yaşayan köylünün bihaber olduğu çocuklar vardır. Köyün içindeki oyun parkına bir kere bile girmemiş çocuklar vardır. Neden o oyun parkına girmedikleri, neden kendi çocukları ile arkadaşlık yapmadıklarının sorgulanmadığı çocuklar vardır.<br />
Kitap okuyor musunuz? diye sorduğunuzda ellerinde iki kitap olduğunu heyecanla anlatan, gözleri içi gülen kız çocukları var. Yılın sadece dört ayı okula gidebilme fırsatı olan ve onda da belki okula gidebilen çocuklar var yanı başınızda. Onlara bir tiyatro oyunu oynamayı hor gören, onlara çocukmuş gibi davranmayı çok gören bir sürü kelle avcısı var her yanınızda.<br />
Musa var Üçpınar köyünde. Aradan üç yıl geçtikten sonra köyüne tekrar oynamaya gittiğimiz Musa. Beni ve Kavuklu’yu hemen hatırlayan, oyunun kritik detaylarını zımba gibi yanıtlayan Musa. Büyüyünce ne olmak istiyorsun diye sorduğumda tamirci olacağım diyor. Köyünüzde üniversite okuyan olmuş mu diye soruyorum. Yok diyor. Sen hedefini yüksek tut mühendis ol diyorum. Mühendis ne diyor. Sen okuyacaksın Musa sen akıllısın diyorum. Tamam diyor.<br />
Işık var yaz atölyesi kurduğum büyük bir sitede öğrencim olan. Bazen havuzdan çıkarak ıslak saçlarla koşa koşa geliyor çalışmalara. Her defasında yanında kostüm – aksesuar getirip bağışlıyor drama atölyemize. Her zaman gülüyor. En sıcak, enerjisiz zamanlarda bile varlığı çalışma azmi veriyor bana. Babası mühendis. Işık Musa’dan beş yaş küçük. Işık daha çok şey biliyor. Daha çok şey görüyor.<br />
Benim tiyatrom daha da nefessiz kalacak önümüzdeki günlerde, önümüzdeki aylarda ve yıllarda.<br />
Çünkü çocuklara çocuk gibi bakmayan, bakamayan insanlar tanıdım etrafımda. Ambalajlarına göre çocukları raflara ayırmış zihniyetler gördüm bu son günlerde. George Orwell’in Hayvan Çiftliği’ndeki o meşhur cümlesi geldi aklıma. Bütün hayvanlar eşittir, ama bazıları daha da eşittir!<br />
Haziran ayındaki çocuk manzaraları geldi gözümün önüne. Işık, Musa, ismini öğrenemediklerim ve köylerde-cezaevinde beni izleyen çocuklar.<br />
Bütün çocuklar eşit, ama bazıları daha da eşit.<br />
Benim tiyatromun nefes almaya vakti yok.<br />
Benimle tiyatro yapanın da.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRSS>http://www.alternatiftiyatro.net/haziran-ayindan-cocuk-manzaralari/feed/</wfw:commentRSS>
		</item>
		<item>
		<title>Dostum yine yollarda&#8230;yine köylerde..</title>
		<link>http://www.alternatiftiyatro.net/dostum-yine-yollardayine-koylerde/</link>
		<comments>http://www.alternatiftiyatro.net/dostum-yine-yollardayine-koylerde/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Aug 2007 09:23:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gökhan SEKMEN</dc:creator>
		
	<category>ADA - Athol Fugard</category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.alternatiftiyatro.net/?p=25</guid>
		<description><![CDATA[Merhabalar öncelikle yazım geciktiği için üzgünüm. Oyunu izledikten bir gün sonra tatile gittim ve yeni döndüm.
Artık patlamak üzere olan kafamı dinlendirebilmek için güzel bir mola oldu tatil. Sanırım daha da iyi oldu çünkü artık daha toparlanmış bir kafayla geçiyorum klavyenin başına.
   Bir çok projede paydaşlık yaptığım ve bundan sonra da yapmaya devam edeceğim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Merhabalar öncelikle yazım geciktiği için üzgünüm. Oyunu izledikten bir gün sonra tatile gittim ve yeni döndüm.<br />
Artık patlamak üzere olan kafamı dinlendirebilmek için güzel bir mola oldu tatil. Sanırım daha da iyi oldu çünkü artık daha toparlanmış bir kafayla geçiyorum klavyenin başına.<a id="more-25"></a></p>
<p>   Bir çok projede paydaşlık yaptığım ve bundan sonra da yapmaya devam edeceğim sevgili dostum Nedim Buğral Daha önce de olduğu gibi yine yollara Bursanın merkez ilçesi Nilüferin köylerine doğru yollanmış. Bu defa oyundaki partneri, paydaşı ben değilim ELİF.<br />
Elif Uludağ Üniversitesi Oyuncularından, okuldan mezun olduktan sonra, tiyatro yapmayı seçmiş ve Dostum Nedim le ortak bir paydada bunu gerçekleştirmeyi başarmış bir tiyatro gönüllüsü.<br />
Nedim ve Elif  bu defa köy turnesine  yetişkinler için değil sadece çocuklar için bir oyun la çıkmışlar &#8230;.&#8221;BİZDEN DEĞİLSİN&#8221;&#8230;.Nedim in Ötekiler ile yada daha doğrusu ötekileştirilenler ile bir sıkıntısı oılduğunu bu konuyu kendine dert edindiğini ve bunun bir yerde patlak vereceğini biliyordum ki verdi<br />
&#8220;Bizden Değilsin&#8221; Ötelenenler veya  Toplumun  Ötekileştirdiklerinin hikayesini anlatıyor. Ama hayvanların (kuklalar)dünyasında  .</p>
<p>Oyunu ilk prömiyerde ve salonda izleme şansı bulmuştum.Yazan ve yöneten Nedim Buğral.Oyun  sade ve hoş bir hikayesi olan sahnelenme tekniği olarakta farklı bir teknikle sahneye konulan bir oyun olmuş.<br />
  Sonrasında köy turnesinde oyunu bir daha izleme şansı buldum birincisi iki oyun arasında ki farkları söylemek isterim<br />
İlk prömiyerde ki oyun tatlı güzel ama biraz uzun gibiydi çünkü yaklaşık 1 saat süren bir çocuk oyunuydu.Köy oyununda ise yaklaşık 40-45 dakika süren bir oyun oldu hem oyunun temposu artmış hemde sanıyorumki bazı kalabalık replikler  çıkarılmış metinden, bence daha da güzel olmuş kendi içinde sadeliği, zorlama esprilerin olmadığı, hikayesini en güzel şekilde anlatmanın derdini taşıyan ve bunu başarabilen bir oyun .<br />
 Fakat Oyunları izlerken gözüme çarpan bir kaç ayrıntıyı söylemeden geçemeyeceğim<br />
Oyun köylerde açık alanda oynandığı için Çevresel faktörler oyunu hem oynayan hemde izleyen için biraz zorluyor. Özellikle oyunun ortasında köy meydanından geçen koyunların mee leme  sesleri veya oyunu 10. dakikasında tüm gürültüsüyle meydan dan geçen bir traktör sesi oyuncuyuda çocuğun dikkatinide dağıtmaya müsait bir ortam oluşturuyor.Böyle oluncada dekoru kostümü hikayesiyle çocuk seyircisini kendine bağlayan oyun ilk yarım saatin sonuna doğru çocuklarda dağılmaya sebeb olabiliyor.<br />
Oyun salon sahnesinde bu şekliyle oynansa belki çocuklar oyunun sonuna kadar dağılmayacaklar. ama enazından oyunun ikinci yarısı yani son 15 dakikaya girilirken dikkati toplayacak bir şeyler yapılmalı diye düşünüyorum  ve bence bunun da Yeni bir müzik enstrumanıyla ritimli, canlı müzikle olabileceğini düşünüyorum.<br />
Bir diğer ayrıntı ise kuklalarda, Boboyla bebe birbirine daha alışkın ve aynı evde yaşayan iki maymun iletişimini yakalamış görünüyorlar fakat Kuçu ile Bademcik arasında biraz kopukluk yaşandığını düşünüyorum. daha doğrusu Bademcik Hemen hemen Kendi karakterini oluşturmuş Mimiğine sahip duyguya hakim görünmekle beraber  Kuçu aynı oranda kendine mimiklerine veya karakterine tam alışamamış sanki Bademcik öz Kuçu üvey evlat gibi kalmış gibi bir görüntü oluşuyor. aslında bu durum Bademciğin  daha iyi bir performans çıkarmasıyla Açığın daha çok ortaya çıkması nedeniylede sırıtıyor olabilir.<br />
Bademcik ile Kuçu arasındaki ses renginde Ses tonunda da biraz değişiklik olursa daha iyi olacağını düşünüyorum, karakteristik bir fark olsada hemen hemen aynı hızda ve  notada  konuşturulduğu için ayrım net olamayabiliyor. Son bir şey bir çok kişi benimle aynı fikirde olmayacxaaktır belki ama bence Oyunun sonunda oyunun ana fikrinin seyirciye  söylenmesinin çok didaktik ve sanki oyun yetersizmiş te böyle tamamlıyormuş izlenimi verdiğinin ve söylenmemesi gerektiğini düşünüyorum.<br />
Ayrıca oyun derdini gayet iyi anlatıyor bence&#8230;.<br />
Bu söylenenler iyi sahnelenmiş bir oyun içerinde göze çarpan bir kaç küçük detaydan ibaret olmakla beraber. sadece çocuk oyunu olarak görmek istemediğim, bence büyüklerin bile bu basit hikayeyi izleyip kendilerine pay çıkarabileceklerini düşündüğüm bir drama  .<br />
    Eğer hala İzlemediyseniz  bence biran önce izleyin&#8230;&#8230;</p>
<p> İYİ SEYİRLER
</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRSS>http://www.alternatiftiyatro.net/dostum-yine-yollardayine-koylerde/feed/</wfw:commentRSS>
		</item>
		<item>
		<title>Köy Oyunları Üzerine Kısa Notlar</title>
		<link>http://www.alternatiftiyatro.net/koy-oyunlari-uzerine-kisa-notlar/</link>
		<comments>http://www.alternatiftiyatro.net/koy-oyunlari-uzerine-kisa-notlar/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Aug 2007 09:42:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nedim BUĞRAL</dc:creator>
		
	<category>ADA - Athol Fugard</category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.alternatiftiyatro.net/?p=23</guid>
		<description><![CDATA[Aşağıdaki yazı Nilüfer Belediyesi&#8217;nin desteği ile köylerde yaptığımız oyunlar ile ilgili değerlendirmeleri içermektedir. nedimbugral@gmail.com
BADIRGA KÖYÜ
•	Çocuklar oyun için erkenden yerini aldı. Oyunun tam başında otlamaktan dönen sürüler yüzünden oyunu kesmek zorunda kaldık. Oyunun içinde de yanımızda çalıştırılan bir traktör oyunu böldü.
•	Oyun sonu çocuklara kuklalarımzı verdik. Büyük bir ilgiyle kuklalar ile oynadılar ve birbirlerine bizim oyunda kuklalarımızı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Aşağıdaki yazı Nilüfer Belediyesi&#8217;nin desteği ile köylerde yaptığımız oyunlar ile ilgili değerlendirmeleri içermektedir. nedimbugral@gmail.com</em></p>
<p><strong>BADIRGA KÖYÜ</strong><br />
•	Çocuklar oyun için erkenden yerini aldı. Oyunun tam başında otlamaktan dönen sürüler yüzünden oyunu kesmek zorunda kaldık. Oyunun içinde de yanımızda çalıştırılan bir traktör oyunu böldü.<br />
•	Oyun sonu çocuklara kuklalarımzı verdik. Büyük bir ilgiyle kuklalar ile oynadılar ve birbirlerine bizim oyunda kuklalarımızı oynattığımız gibi oynattılar.<br />
•	Tüm çocukların oyun sonrası ilgisi görülmeye değerdi. Özellikle kız çocukları daha naif yaklaştı oyun sonrası bize ve oyuncaklarımıza.<br />
•	Oyun üzerine geri bildirimlerde Gökhan Sekmen (M.B.G.H.’de oyuncu) kuklaların karakterlerinin daha belirginleştirilmesi gerektiğini, oyuna müzik ekleyerek temposunun arttırılması gerektiğini söyledi.<br />
•	Bu yılın ilk köy oyunu olması, dış koşullar oyuna istediğimiz gibi konsantre olmamıza engel oldu. Daha rahat ve eğlenerek oynamalı, oyunu daha çok kesip çocuklara yönelmeliydik.<a id="more-23"></a><br />
•	Badırga köyünün ekonomik durumu gayet iyi. Fakat kadınları diğer köylere göre daha dışlanmış durumda izliyor oyunu. Onlar için kurulan sandalyelere oturmak yerine bir sokak girişinde kendilerini gizleyerek izliyorlar. Çocukların da izleme disiplini zayıftı. Oyun sırasında bolca çekirdek tüketildi ve arada bir bakkala gidilip başka şeyler de alındı.<br />
<strong>DAĞYENİCE</strong><br />
•	Bizi köyde çocuklardan başka karşılayan olmadı. Alışık olduğumuz köy ev sahipliğini Dağyenice köyünde bulamadık.<br />
•	Sahneyi bir önceki köye göre çocuklara yakın kurunca sahne/seyirci etkileşimi daha iyi oldu.<br />
•	Oyun öncesi oldukça hareketli ve arsız gözüken bazı çocuklar oyunu neredeyse kıpırdamadan izledi. Sadece oyunun ortalarına doğru temponun düştüğü bir yerde seyirci de kısa bir kopma oldu.<br />
•	Bu oyunda daha çok oyundan çıkıp çocuklarla konuşmayı düşünüyordum ama dikkatli izlemeleri nedeni ile buna gerek kalmadı.<br />
•	Kukla hakimiyetimiz, oynarken aldığımız keyif bir öncekine göre daha iyiydi.<br />
•	Bir önceki oyunda yaşanan ses sistemindeki problemin çözümlenmesi oynatıcı olarak beni çok rahatlattı.<br />
•	Kadın izleyicilerimiz oyun sonrası gülümseyerek ayrıldı. İçlerinden biri “ Bobo mobo, izledik de ne oldu” dedi.<br />
•	Çocuklar ise sık sık “Yarın da gelin” dediler.<br />
•	Oyun sonrası kuklaları çocuklara verdiğimizde kuklalara sarıldılar ve ellerine alıp oynattılar.<br />
<strong>İNEGAZİ</strong><br />
•	İnegazi köyü, coğrafyası ve yolu bizi en çok etkileyen köylerden birisi oldu.<br />
•	Köyün muhtarı yaklaşık bir ay önce vefat etmiş. Geçen yıllarda tanıdığımız muhtar köye kütüphane, spor kulübü yaparak özellikle çocuk ve gençler için bir efsaneydi. Oyun sonrası köy kahvesinde bir genç ağlamaklı bir şekilde “O bizim köyün Atatürk’üydü” dedi.<br />
•	Bu yıl muhtarın eksikliği ciddi bir biçimde tarafımızca da hissedildi. Geçen yıllarda biz gelmeden önce köy meydanında hazır bekleyen köy gençleri ve köylüler yoktu. Köyde ciddi bir sessizlik vardı ve ortada çocuktan başka pek kimse yoktu.<br />
•	Oyunu izleyen çocuklar için problem yok. Oyunu ilgiyle izliyorlar. Yaşı 3-4 olan çocuklar arada sırada kalkıp yanımıza geliyorlar o kadar. Yaşı biraz daha oturmuş olan çocuklar ise daha dikkatli. Fakat yetişkin izleyici (özellikle kadınlar) bu oyunun çocuklar için yapıldığı ayrımına varamıyor.<br />
•	Nilüfer Belediyesi ile köylerde oyun sahneleyişimizin üçüncü yılı. Köyün yetişkinlerinde kültürel aktivitelere karşı bir ilgi azalması var sanki. Bu etkinliklerin sürdürülebilir olması için artan bir ilgi/etki adına ne yapılabilir bunu iyi düşünmek lazım.<br />
•	Çocuk ise her zaman iyi bir takipçi. En önce ve en önde yerini alıyor. Önemli olan çocukta kalıcı etkiler yaratabilemek. “ Bizden Değilsin” bu anlamda çocuğa ulaşan bir oyun.<br />
<strong>BALAT MAHALLESİ</strong><br />
•	Çimenlerin üzerinde güzel bir izleme alanı oluştu. Havanın serinliği, ortamın uygunluğu ve çocukların ilgisi olumlu koşullar oluşturdu.<br />
•	Oyunu izleyen ve daha önce Elbise Sevdası ile köylerde birlikte oynadığım Caner Arkan’ın oyun üzerine yorumları: “Oyunun düştüğü yer Bobo’nun Kuçu ve Bademcik’i kapının önünden kovduktan sonra kayanın yanına sığındıkları bölüm. Hemen bunun ardından çocukları battaniye taşımak için oyuna dahil etmen ilgiyi yine oyuna çekiyor. Finalde evin yanması kısmına duman yada farklı efektler eklenerek etki arttırılabilir. Burada Kuçu’nun hayatını tehlikeye atması daha iyi vurgulanabilir.”<br />
•	Bu oyunumuzu köylerde tiyatro çalışmalarımızı belgesel yapan kadronun kameramanın Aziz’in görüşü:” Bobo’nun Bebe’ye köpekleri kötüleme nedeni biraz daha belirginleştirmek iyi olur. Bobo  ötekilerden neden nefret ediyor.<br />
•	Belgesel filmin yönetmeni Mehtap Doğan ise oyun hakkında şunları söyledi: Oyunun son sözü bütün insanlar eşittir cümlesini biraz daha özelleştirebirsin. Köyde köylü için, çingeneye oynuyorsan çingene için.<br />
•	Oyunu Kamberler mah. Destek gurubunu oluşturan arkadaşlar da izledi. Oyun sonu tektipleşme, renklerin ortadan kaldırılması konusu oyun çıkışlı bir nedenle tartışıldı. Daha ileride Kamberler mahallesinde Kentsel Dönüşüm nedeni ile mağdur olan Roman vatandaşlarına oyunun sahnelenmesi ile ilgili fikir alışverişinde bulunduk.<br />
•	Oyun sonu çocuklar yine kuklalar ile oynadı. Yetişkinler kucaklarında çocukları ile geldi ve kuklaları alıp çocuklarına oynattı.<br />
<strong>ÜÇPINAR KÖYÜ</strong><br />
•	Çalı yolundan içeri girince harika bir orman  ve dağ manzarası ile karşılaşıyorsunuz. Ve o tablonun neredeyse bize ufuk çizgisinde gibi görünen Üçpınar köyü var. Üçpınar’da oyun oynamak bizim için Karadeniz gezisi yapmak gibi bir şey.<br />
•	Oyun için en önemli talihsizliğimiz aynı akşam iki düğünü olan köylünün önemli bir kısmının Çalı’ya gitmiş olmasıydı. Oyunu köyde kalan çocuklar (yedi sekiz kişi kadar) ve arkadan düğüne gitmeyen köylü amcalar izledi.<br />
•	Oyun Nilüfer köyleri içinde bu seride oynadığımız en dinamik, seyircisi ile en güzel ilişkinin kurulduğu oyun oldu.<br />
•	Oyun finaline doğru yatsının okunması ile oyuna ara verdik. Bu tablo özellikle belgesel çeken arkadaşların çok hoşuna gitti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRSS>http://www.alternatiftiyatro.net/koy-oyunlari-uzerine-kisa-notlar/feed/</wfw:commentRSS>
		</item>
		<item>
		<title>Cezaevi&#8217;nde Oynanan Bir Oyunun Ardından</title>
		<link>http://www.alternatiftiyatro.net/cezaevi%e2%80%99nde-oynanan-bir-oyunun-ardindan/</link>
		<comments>http://www.alternatiftiyatro.net/cezaevi%e2%80%99nde-oynanan-bir-oyunun-ardindan/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Jul 2007 22:23:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nedim BUĞRAL</dc:creator>
		
	<category>ADA - Athol Fugard</category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.alternatiftiyatro.net/?p=22</guid>
		<description><![CDATA[Aşağıdaki yazıda, 20 Temmuz 2007 tarihinde Bursa E Tipi Cezaevi’nde sahnelediğimiz “Bizden Değilsin” isimli oyunumun organizasyonunda edindiğim izlenimlerim kaleme alınmıştır. nedimbugral@gmail.com

Bu güne kadar farklı oyunlar ve ekipler ile pek çok turne yaptım. Alternatif oyun alanlarında oynadım. Oyun sahneleyeceğim yerde beni neyin beklediğini merak ettiğim çok oyunum olmuştur. Fakat ilk defa bir cezaevinin içinde oyun sahneleyeceğim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Aşağıdaki yazıda, 20 Temmuz 2007 tarihinde Bursa E Tipi Cezaevi’nde sahnelediğimiz “Bizden Değilsin” isimli oyunumun organizasyonunda edindiğim izlenimlerim kaleme alınmıştır. <a href="mailto:nedimbugral@gmail.com">nedimbugral@gmail.com</a></em></p>
<p><img src="http://www.nedimbugral.net/wp-content/uploads/21.jpg" align="middle" /><br />
Bu güne kadar farklı oyunlar ve ekipler ile pek çok turne yaptım. Alternatif oyun alanlarında oynadım. Oyun sahneleyeceğim yerde beni neyin beklediğini merak ettiğim çok oyunum olmuştur. Fakat ilk defa bir cezaevinin içinde oyun sahneleyeceğim için çok daha farklı idi Cuma günü kafamdaki sorular. Önyargılarla doluydu. Genelde tersi olur. Oyun oynayacağınız yer ile ilgili hep olumlu hayaller ile gidersiniz ve çoğunlukla bu hayaller gerçeklerle erozyona uğramış bir şekilde yer değiştirir. 20 Temmuz Cuma günü ise bunun tersi oldu.<br />
<a id="more-22"></a><br />
Bizden önce Bursa’da kurumsallaşmış tiyatro ekiplerinin tamamı burada oyun oynamış. Cezaevinin sahnesi koşullarına göre gayet iyi. Bursa Devlet Tiyatrosu, Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, Nilüfer Yerel Gündem Kadın toplulukları burada oyunlarını sahnelemiş. Bizden üç gün önce de Tofaş Fabrikası Tiyatro Topluluğu aynı sahnede oyunlarını sahnelemiş. Bunun dışında cezaevi hükümlülerinden oluşmuş bir kadro da beş yıldır aralıksız tiyatro oyunu sahnelemekte kendi salonlarında. Tiyatro topluluğunun başında ise beş yıldan beri aynı isim var: Ertuğ BAYRAKTAR.</p>
<p><img src="http://www.nedimbugral.net/wp-content/uploads/3.jpg" align="middle" /><br />
Sahneye girene kadar geçtiğimiz güvenlik işlemlerinin şaşkınlığını yaşamaktayken esas şoku içerde seyirci profilimiz üzerine konuşurken yaşadık. Telefonda çocuklar diye tanım yapan cezaevi öğretmenleri bununla yaşları 12 ile 17 arasında değişen genç bireyleri kast etmekteymiş! Zaten 12 yaşından küçük çocukların burada tutuklu bulunmaları yasalara göre mümkün değilmiş. Ben ise tutuklu yada hüküm giymiş bayan mahkumların çocukları var ve onlara oynayacağız oyunumuzu diye düşünmüştüm, ve kabul ediyorum çok da mantıklı değilmiş düşündüğüm.<br />
Bu yüzden kuklalar ile oynadığımız Bizden Değilsin’i sahnelemeye çok tedirgin başladık. Anaokulu ve İlköğretim ilk dönem öğrencilerinin keyifle izlediği bu oyunu en küçüğü 12 yaşında olan bu genç insanlar nasıl izleyecekti?<br />
Sonuç korktuğumuz gibi olmadı. Oyunu ciddi bir sessizlik içinde takip etti genç izleyicimiz. Bu sessizliğin nedeni oyunu ilgi ile takip etmekten mi yoksa salonda bulunan cezaevi çalışanlarının baskısından mı kaynaklandığını merak ettim ve oyun sonrası görevlilere sordum. Kendilerinin tiyatro salonunda isteseler de baskı yapamayacaklarını, bu güne kadar konuşarak izledikleri, kendi aralarında şakalaşarak ilgilenmedikleri etkinlikler olduğundan bahsetti görevliler. Eğer böyleyse bu bizim için gerçekten olumlu bir şey. Çünkü kısmen hikayemiz, kısmen oyunu oynama biçimimiz ile onların dikkatini üzerimizde tutmayı başarmış oluyoruz bu durumda.<br />
Bizi misafir eden cezaevi kurum müdürünün de söylediği gibi marifet bataklığı kurutmakta yani suçun oluşacağı koşulları yok etmekte. Ve ne kadar sportif, sanatsal, eğitsel çalışmalarda bulunulursa bulunulsun orası cezaevi. Oyunlarından birinde oyunda rol almış bir mahkum oyuna bir hafta kala tahliye olmuş. Oyuna tiyatro eğitmenleri Ertuğ Hoca çıkmış tahliye olan mahkumun yerine. Şu saçma soru aklıma geldi: Peki dışardan gelip bir hafta provalara devam edip oynayamaz mıydı? Kurallar izin verir mi bilmem ama askerliğim aklıma geldi. Koşarak, arkama bakmadan nizamiyeden çıkışım.</p>
<p><img src="http://www.nedimbugral.net/wp-content/uploads/12.jpg" align="middle" /><br />
İçerde olan herkese sabır dilerim. Bu sosyal çalışmaların aktörü olan ve bizleri misafir eden tüm cezaevi çalışanlarına da teşekkür ederim. Umarım kültürel ve sportif etkinlikler konusundaki çabaları artarak devam eder.
</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRSS>http://www.alternatiftiyatro.net/cezaevi%e2%80%99nde-oynanan-bir-oyunun-ardindan/feed/</wfw:commentRSS>
		</item>
		<item>
		<title>Nuh&#8217;un Gemisi</title>
		<link>http://www.alternatiftiyatro.net/nuhun-gemisi/</link>
		<comments>http://www.alternatiftiyatro.net/nuhun-gemisi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Jul 2007 11:54:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nedim BUĞRAL</dc:creator>
		
	<category>Nuh'un Gemisi</category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.alternatiftiyatro.net/?p=21</guid>
		<description><![CDATA[“Nuh’un Gemisi” projesi nedir?
Bursa ve ilçelerinde 2005 yılından beri sürdürdüğümüz alternatif tiyatro yolculuğumuzda sahneleyeceğimiz dördüncü oyundur. Aynı zamanda ayrımcılık meselesinin kukla tiyatrosu ile tartışıldığı üçlemenin ikinci oyunudur.
Biz Kimiz ?
Bu güne kadar içinde bulunduğumuz tüm oyun projelerinde yer alan oyuncu ve yönetmen arkadaşlar Uludağ Üniversitesi Oyuncuları (U.Ü.O.) kökenlidir. Bursa’da öğrencilik, profesyonel tiyatro, veya başka alanlarla meşgul [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>“Nuh’un Gemisi” projesi nedir?</strong><br />
Bursa ve ilçelerinde 2005 yılından beri sürdürdüğümüz alternatif tiyatro yolculuğumuzda sahneleyeceğimiz dördüncü oyundur. Aynı zamanda ayrımcılık meselesinin kukla tiyatrosu ile tartışıldığı üçlemenin ikinci oyunudur.<br />
<strong>Biz Kimiz ?</strong><br />
Bu güne kadar içinde bulunduğumuz tüm oyun projelerinde yer alan oyuncu ve yönetmen arkadaşlar <strong>Uludağ Üniversitesi Oyuncuları </strong>(U.Ü.O.) kökenlidir. Bursa’da öğrencilik, profesyonel tiyatro, veya başka alanlarla meşgul olan insanlar altenetif tiyatro platformunda amatör niyetlerle buluşmaktadır. Projelerini bağımsız bir yapı olarak ele almakta isim ve kimlik kaygısı gözetmeksizin projeleri etrafında yapısını şekillendirmektedir.<br />
<a id="more-21"></a><strong>Bu güne kadar yaptıklarımız.</strong><br />
2005 yılında bir ortaoyunu “Elbise Sevdası” ile köylerde oynamaya başladık. Mustafakemalpaşa, Nilüfer ve Harmancık ilçe köylerinde 30’u aşkın oyun sahneledik. Bir Yörük düğününün eğlencesi olduk, pek çok köy meydanında köylünün ilk defa izlediği tiyatro ile hoş anılara neden olduk ve biz de hoş anılar sahibi olduk. Ardından2006 yazında “Ada-Athol FUGARD” isimli oyunumuz ile Nilüfer ilçesinin 9 köyünde sahne aldık. Oyunun finalini Mustafakemalpaşa’da bir damda Bursa’dan gelen özel bir izleyici gurubuna oynayarak yaptık. Bu oyunla ilgili araştırma notları ve projenin seyir defteri için alternatiftiyatro.net’i açtık. 2007 yılının ilk aylarında ayrımcılık meselesinin tartışılacağı kukla tiyatroları üçlemesinin ilk projesi olan “Bizden Değilsin” i bağımsız bir yapım olarak çıkarttık. Ve Nilüfer Belediyesi desteği ile İstanbul Şehir Tiyatroları 23 Nisan Festivalinde oyunumuzu sahneledik. Yine aynı belediyenin desteğini alarak 6 köy meydanında 23 Temmuz-30 Temmuz tarihleri arasında oyunumuzu köy meydanlarında sahneleyeceğiz. Ardından Ağustos ayında Mustafakemalpaşa’ya mevsimlik tarlalarda çalışmaya gelmiş insanların bulunduğu çadır alanlara gidip oyunumuzu tarla kenarlarında oynayacağız.<br />
<strong>Nuh’un Gemisi çalışmaları hangi aşamada?</strong><br />
Tıpkı diğer işlerimizde olduğu gibi “Nuh’un Gemisi” de bağımsız bir yapım olacak. Fakat oyunun en önemli unsuru hem sahnede hem de sokakta fonksiyonel olarak kullanacağımız gemi dekoru. Hem kukla kullanımı, hem üç kat ile üç ayrı sınıfı temsil eden estetiği hem de özel ışık tasarımı ile diğer oyunlarımıza göre daha bütçeli bir proje. Sadece bu tip proje harcamaları için çeşitli sivil toplum örgütleri ile işbirliği yapabiliriz.<br />
Şu anda geminin tasarımını yapıyoruz. Daha sonra gemide kullanacağımız hayvanları ve kuklaların kimliğinin oluşturulması aşaması var. Hikayenin özü belli ama ayrıntılarını dekorumuz ve kuklalarımız hazır olduktan sonra çalışmaya başlayacağız.<br />
<strong>Nuh’un Gemisi ile hedefimiz nedir?</strong><br />
Yaz boyu kırsalda sürdürdüğümüz oyun sahneleme mantığını oniki aya taşımaya çalışıyoruz. 2007 sezonunda hem serinin ilk oyunu “Bizden Değilsin” hem de “Nuh’un Gemisi” metropolün içindeki kırsalda! da oynayacak. Bazen bir apartman boşluğu, bazen bir düğün salonu olabilir. Sayısal bir hedef vermek gerekirse 2007-2008 kış sezonu içinde 20 köy ve 30 mahalle içi oyunu ile en az elli sahneleme yapmayı düşünüyoruz. Festivaller ve projenin özüne uygun anlayışta başka organizasyon veya sivil toplum örgütleri ile girilecek ortak projeler yukarda saydığım rakama dahil değil.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRSS>http://www.alternatiftiyatro.net/nuhun-gemisi/feed/</wfw:commentRSS>
		</item>
	</channel>
</rss>
